Kadın olmak

Kadın olmak zordur.

Evrensel bir zorluğu vardır kadın olmanın. Her kültürde, her ülkede, her iklimde farklı zordur.

Afganistan'da, zor hayat koşullarında, dünyaya “burka”nın altından bakar kadın. Şeriate uymayınca dövülür, öldürülür kadın.

Afrika'da, Sudan'da, Yemen'de sünnet edilir kadın. Çocukluğundan itibaren hayatının sonuna kadar cinsel hazzı engellenir kadının.

Hindistan'da susuz evlerde çocuk büyütür kadın. Kız olduğu anlaşılan bebekleri alınır kadından kürtajla. Değeri yoktur onun.

Çin'de birden fazla çocuk sahibi olamaz kadın. Doğurganlığı kısıtlanır kadının. Anaçlığını hapsederler onun. Tıpkı önceden ayaklarının bükülerek, daracık, demir ayakkabılara hapsedilmesi gibi…

Yüzyıllar boyunca, cadı diye yakılan, mülkiyet hakkına sahip olmayan, Avrupalı kadın: Yalnızdır.

***

Türkiye'de kadın, Ünzile'dir.

Sekizinde ergen olur. Hem çocuktur hem de kadın. Onlu yaşlarında bebek sahibi olur.

Türkiye'de kadın…

Dekoltesi olduğu için, tecavüzü hak eden kadın. Hak istediği evin temeline gömülen kadın. 70 yaşındaki adamların cinsel oyunlarına kurban edilen kadın...

Şiddete maruz kalan, dövülen, satılan, cinayetlere kurban giden Türk kadını…

Sadece Türkiye'de kadın cinayetleri 7 yılda yüzde 1400 oranında arttı.

Peki ya dünyada?

Bu noktada kadın haklarından bahsetmek yetersiz kalıyor.

Bu durumdayken, sadece bir günlüğüne kadını anmak, kutlamak, anlamak yetersiz kalıyor.

***

Her kadın bir emekçidir. Bir hayat emekçisi...

Dili, dini, ırkı ne olursa olsun;

Kadınlar daha iyi bir hayatı hak ediyor.

Dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun.